meraklısı için öyle bir hikaye [İZLENİM] (18/2/2009'da yazd

Tiyatro izlerken beklenti içerisinde olmamak gerek. Yoksa bize hayal ettiğimizden farklı bir  şey gösterdiklerinde hayal kırıklığına uğrayabiliyoruz. hem de gösterdikleri farklı şey güzel olsa bile.

Evet, bunların hepsini biliyordum ve oyunlara hep bu şekilde gitmeye çalışırım. Lakin Sait Faik öyküleri olunca durum, maalesef bunu başaramadım. aklımda bir sürü tilki dolaşıp durdu. acaba nasıl oynayacaktı, devinimleri ne şekilde olacak, tipleri canlandıracak mı, sadece anlatacak mı? Ayrıca yazarın hangi öykülerini seçecekti? Benim bilmediğim öyküleri, izlerken, sevecek miydim acaba?

Oyun başlayıncaya kadar hatta oyunun başına kadar bu tilkiler bir türlü gitmek bilmedi, bana da yeterince eğlenme imkanı vermedi. Fakat Naşit Özcan "siz alkışlayın isterseniz biz perde arasına giriyoruz." deyince farkettim ki çoktan oyunun içine girmişim. Oyuncu böyle bir cümle kurduğunda hipnozdan çıkan birisi gibi bir silkelendim önce. bu arada, utanıp, umarım kimse fark etmemiştir diyerek, oyun sırasınca açık kalmış olan ağzımı da kapattım. :-)

Tek kişilik oyunlar, sıkıcı olabilme ihtimalinin yüksekliği nedeni ile, seyirciyi hep korkutmuştur. "Naşit Özcan"  ise bu işten alnının akı ile çıkmayı çok iyi başardı. Oyunun sonunda herkesin yüzünde bir tebessüm, dillerinde oyundan replikler, öyle terk ettiler Tiyatroyu.

(Oyun, şehir tiyatroları repertuarından)

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !